Sevgililer gününde çok yalnızdım Bana gelmedin sana nasıl kızdım Oysa seni görmeye sabırsızdım Bunu sakın unutma,unutma yar
Bir haber iletseydin hiç olmazsa Bilirdim işin çoksa yada azsa Haklıdır şu gönül bir yere yazsa Bunu sakın unutma,unutma yar
Aklım fikrim sendeyken sevdiceğim Senden özge bir yer yok gideceğim Herkes el eleyken ben nedeceğim Bunu sakın unutma,unutma yar
Şu gönlümde olman da bir vuslattır Lakin yarla olmak bir başka tattır Bu yaptığın hicrana kol kanattır Bunu sakın unutma,unutma yar
ibrahim sadri
Acı Şiir
Bir yerleriniz yaralanmıştır mutlaka, ya düşmüşsünüzdür çocukken, ya da incinmişsinizdir aşıkken
Kapanmaz sandığınız ne yaralar kapanmıştır Durmaz sandığınız ne kanlar pıhtılaşmıştır kabuk bağlayıp Hani efkar bir sis gibi çöktüğünde başınıza Bir yüz ararsınız Tüm yüzlerle yerdeğiştiren gözlerinizde Yaranızı kanatan Hep ağrıyan yerinize değmek istercesine Mazoist bir duygu çöreklenir beyninize İşte o zaman Yalnızlığın atlıları Boşanıp dizginlerinden Karanlıkları getirirler doludizgin Bir dönülmez sefere çıkar düşünceler Tozduman içinde göz gözü görmez Ve anlaşılmaz sesler Çıkararak Bağırarak Haykırarak Duyulmak istersiniz Duyulmazsınız Kanayan yerleriniz görünmez karanlıkta Yalnızsınızdır yalnızlıkla Yüzler silinir Acılar diner Gün ışır Yorgun bir gecenin sabahına
Yaşananlar zamana karışır Ve insan yeni acılar için Geçmiş acılara alışır.
Hayal Aşk
Yalan olan duygulardan arınarak başlıyorum mısralara, Ellerini ellerimde düşünerek bitiriyorum, Sana yetmeyen aşkımın sorularıyla kapıyorum gözlerimi güne Akan yaşlarımın ıslattığı defteri kapatmadan…
Doğrularımı savundum yıllarca sana karşı, aşkımı korudum Gözlerimi gözlerinde yetiştirdim, Neden kaçtıklarını sorduğumda sana, Cevap alamadım, geçiştirdim
Sana kurduğum her cümledeki gizli korkuyu yaşadım, Geçirdim günleri savurarak düşünmeyerek, Cevap yazmadığın mektupları sayarak, Yaşatamadığın aşkı hayal ederek
Dün Gece
Dün gece herkes uykudayken , Bir ben, bir de yildizlar nöbetteydik, Yildizlar dünyayi bekledi , Bense yalniz seni,
Sessizlik ve gecenin hüznünü kesfettim, Sensizlikle aglarken derin derin... Baktigim her yerde sen vardin, Yazik ki, bir düstü gördüklerim
Yine de yalvardim Tanriya, Bana gelesin diye, Gittigin yerden dönmeyecegini, Bile bile....
Adı Olmayan Şiir
Ölüm kadar zordu gözlerin Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar. Son kadehlerim oldun bazen Bazen yeni bir sigarayı yakış sebebim Şimdi ellerinden uzak olduğum kadar uzağım kendimden, Hiç bitmemiş siyah beyaz bir puzzle gibi hayat Parçaları birleştirmeye korkuyorum Bitince sen çıkarsın diye titriyor ellerim. Ölüm kadar zordu ellerin Ne benim oldular, ne aklımdan çıktılar. Ayrılık şarkıları oldun bazen Bazen buralardan kaçış sebebim Şimdi beyazlar dans ediyor saçlarımda Seyretmediğim siyah beyaz bir film gibi hayat Seyretmeye korkuyorum Bitince sen çıkarsın diye dinmiyor gözlerim Ölüm kadar zordu gidişin Ne benim oldun ne aklımdan çıktın.
Acılara İnat
Tüm acılara inat Güneşe köprü kurdum Islak gözbebeklerini yüreğimde kurutmak için Yıldızlara merdiven uzattım Karanlık gecende gözlerinde umut olmak için Yel değirmeni oldum sisli sabahlarda Acılarını yüreğimde öğütüp gülüşlerini görmek için.
Söz verdik yarınımıza, yenilmemeliydik katmerleşmiş acılarımıza Kalbimizde gözyaşı ve keder olmuş müptela Nasırlanmış yarınlarımız sanki ezayla cefa İstemem onca sırtımda yük varken neşeyle sefa Bin derdime bir gülüşün yeter oysa.
Hadi aç gözlerini hasta yatağında Söz vermiştin bana ve hatırlasana Ben toprak sen ise sevda tohumu Yarınlarımıza ektik ölümsüz sevdayı ve umudu Pes etmeyecektin sinsi acılarımıza Zincirleri kırıp Güneşli sabahlarda elele koşacaktık yarınlarımıza Senle ben çok şey istemedik oysa Geçmişteki acılarımızı kalbimizde unutmak Gözyaşlarına inat delice sevdayı yaşamak.
Ağlama sen sevdiceğim; Ben yaşadığın ve yaşayacağın tüm acıları Kıl çuvallarına yükleyip geceden sabaha Sırtımda taşıyıp Güneşli sabahlarda avuçlarımda umutlar bıraktım yatağına Tüm acılara inat Yaşayacağımız güzel yarınlarımız varken Beni sevdanın yetimliğini yaşatma Hadi; aç gözlerini Tut ellerimi delice sarıl bana... Gözyaşlarına inat Küçük mutluluklarında sev beni.
Sade Bir Şiir
Kuytu bir şehrin karanlık bir köşesinde Yürüyorum Lambası yanmayan evlerin Daracık sokakların arasında tek başıma sensizliğimle Kurtulmak istiyorum artık Bu boğucu karanlıktan Sensizlikten sensiz çekmekten yürümek istiyorum bir gemiye yetişmek sonsuzluğa demir almak yalnızlığa birden birden sen geliyosun aklıma ve seni özlüyorum gözlerimi açıyorum yıldızsız bir gecede acı çekmeten kahrolmuş sigara dumanıyla resmini çizen kendimi görüyorum yıkılmış virane halimi ağlamak istiyorum kaderime sana ve benden çaldığın hayatıma ağlamak...
Sana Aşk Şiirim
Bir gün yüreğimin kapısı çalındı ve Şiir kokan, türkü kokan bir sevda girdi içeriye EYVAAAH ! Ya umudum ile hasretim arasındaki köprünün basamakları kırılırsa.. Ya benim oyuncakları kırıldı diye ağlamaktan göz pınarları kurumuş içimdeki çocuk uyanırsa.. Korkularım ve kırılganlıklarım hep bu yüzden Hep kendime pişmanlıklarım.. Şimdi bir uçurumun kenarından bakıyorum aşka Bir adım atsam, annesinden uçmayı öğrenmeye çalışan yavru bir kuş gibi düşecek umudum yere.. Artık sevdam sana da yenildi Aşk dedim, sevgi dedim, Sen ise BİR DOST.. Sana olan sevdamı Simge durumunda küçültüp ardından bir umut diyerek Kalbimin geri dönüşüm kutusuna kaldırdım. Belki bir gün yanlış adreslerde mutluluk aramaktan sıkılır da geri dönersin diye.. Gönlümdeki güneşin batışını seyrederken Üzerime yağan karlar, Bana duygularına yenilmiş mantığımdan yadigar Bu yüzden midir bilmiyorum Vazgeçilmezlerim arasında oluşun Yoksa bir meleğin kanatlarının ardına saklanmak için mi seviyordum seni ?
SEVİYORUM SENİ
Seni düşünüyorum yine, Yine sensiz,karanlık gece yarısı, Ellerini ellerimle hissetmek, Sana dokunmak istiyorum.
Şimdi seni daha çok özlüyorum, Şimdi seni nekadar çok sevdiğimi anlıyorum, Korkuyorum bazen,uzaklara gidersin diye, Çok uzaklara,uzaklara...
Şimdi daha iyi anlıyorum gönlümdeki acıyı, Şimdi hissediyorum ellerime dokunuşunu, Hissediyorum sıcaklığını, Şimdi seni daha çok seviyorum, Seviyorum seni,seviyorum...
GÖZLERİN
Bir anlık bir bakışla öyle yara açtın ki, Mızrak yarası gibi geliverdi anında. Seni gören gözlere öyle ışık saçtın ki; Güneşin parıltısı sönük kaldı yanında!
Önüne geçilmiyor ferman gibi sözüne, Seni sevip kaybeden inan ölümü tatmış. Sen: Güzeller-güzeli tanrım senin gözüne ; Yalnız Safir'den değil Zümrüt'ten de renk katmış.
Bir anlık gelip geçen hayal gibi akışın, Çölde serap gibisin ne yapsam tutulmuyor. Ceylan'larda bile yok o gizemli bakışın; Sana özgü o gözler asla unutulmuyor !
Ey ! Güzeller-güzeli sen buradan giderken, Dört-bir yanımı hemen hasretin sardı senin. Gökkuşağı mavisi yeşil tona dönerken : Aldığı renge benzer gözlerin vardı senin !...
gülümse gözlerini
gülümse gözlerini parlasın ışığı gözbebeklerinin koş güne gir kavgaya direncin sevdan olmalı onurun hayata nedenin alanları süsle sesinle paylaş coşkusunu dağların ve cesaretini bağır düşmana
gülümse gözlerini kısma bir an bile kimseler görmesin kirpiklerinin birbirine değdiğini böyle görmeli seni dost düşman ve sen güç verip dosta korku salmalısın yüreğinin en karanlık yerine düşmanın
böyle var olabilirsin ancak yaşadığına böyle inanabilirim ve ancak böyle sevebilirim seni
Erzurum, sevgi, aşk, burclar, güzel sözler, etkileyici sözler, aşk sözleri, cinsiyete gör buçlar, erkekler nasıl sever, çiceklerin anlamları, aşk mevsimleri, sevgi sözleri, komik sms, burcların özellikleri,bayanlarda spor,meme bakımı,erzurum, erzurum teyo pehlivan, erzurum fıkraları, erzurumun tarihi, erzurumun tarihi eserleri, erzurum yemekleri, erzurum videoları, cirit, bar, erzurum spor dalları, erzurum şiirleri, erzurum güzel sözleri, erzurum evleri, erzurum resimleri, erzurum palandöken, ve erzurum hak